YALNIZLIK
9/6/2007 ·
YALNIZLIK
bir şiirde okumuştum galiba her yalnızlığın bir atlası vardır diyordu... o bir mekandır. uzay ve zamanda tanım bildirimi bir mekan. hiçliğin mekansallaştırılmış halidir. oysa yalnızlığı kimse görmemiştir. o nedenle çözemez aslında varlığını üretir ve problematik haline dönüştürür. öyle ya zihin sadece gördüğünü işler. görmediğini bilmez bile. bilmediğinin bir atlası var. ne tuhaf. neden? yalnızlık büyüklerin oyunudur. herkes yalnız kalamaz. modern yalnızlığa yalnızlık denmez. o yalnızlık değil yabancılaşmayla gelen terkedilmişliktir. yalnızlık tanrının rakibidir. kendisidir değil rakibi. tanrı yalnızlığı sevseydi yaratıcı olamazdı. tanrıların oyunu değildir yalnızlık. tanrı olmak istemeyenlerin özgürlük anlayışıdır. şu laftan hiç hoşlanmam "kalabalıklar içinde yalnızım". hayır kalabalıklar içinde yalnızlık olmaz unutulmuşluk farkedilmezlik olur. yalnızlık daha başka birşeydir. yalnızlık unutulmak değildir. ihmal edilmek terkedilmek hiç değil. o bir özgürleşme biçimidir. herkes yalnız olamaz. liseli çocukların kitap okumazların toplumu tartışamayanların soru soramayanların sorgulamayanların işi değildir yalnızlık . herkes yalnız olamaz. o bir egemenlik kurma biçimidir. hannah arent'in çok güzel bi tanımı vardır özgürler için. şöyle der: hiç bir zaman egemen olunamaz. çünkü egemenliğin doğasında emir almadan emir vermek vardır. ve bunu yeryüzünde kimse başaramaz. işte bu: büyük laf ve etkileyici. egemenlik hayal edilen ama asla olunamayan birşeydir. yalnızlık hep yaşanıldığı söylenilen ama yaşam alanında özel alanda asla üretilemeyen bir şeydir. yalnızlık can sıkıntısı değildir. her hissedildiğinde esrar içilen cigara ve şarap içilen bişi değildir. yani o varken bir hiçliğin hüküm sürdüğünün resmi görülemez. o herşeydir. yalnızlık bir mizaç da değildir. yalnızlık doğuştan getirilmez çünkü. kısacası yalnızlık ne olduğu tam olarak bilinemeyen ama ne olmadığı bilinen ya da bilinmesi gereken bir duruş biçimidir...yüzyıllık yalnızlık(marquez) "soyun ilk atasının ağaca bağlandığı ve sonuncusunu karıncaların yediği" bir yitme biçimidir...
09.06.2007-SEVGİ YILDIRIM-23:45
Yorum (2) Yorum yaz!Arkadaşına Gönder!
2 yorum yazılmıştır
Yazan:kuanta | Tarih: 2008-08-02 22:18:12Konu: güzeldi
yorumunuz yazımı tamamlıyor. keşke adınızı yazsaydınız...blogunuz varsa paylaşabilirsiniz
Bağlantı » »
Yazan:isimsiz | Tarih: 2008-08-02 21:35:35Konu: bir seda gibi yalnızlık
Taşıdığım bavuLLarı kaybettim. Her zaman yetimim ayrıLırken şehirLerden. Biriktirdiğim tren sesLerini harcadım. OtobüsLer dar geLiyor, uçakLar kanatsız.. Limitsiz kere Limitsizim..
:::::::::::::::::::yalnızlık hastası:::::::::::
Bağlantı » »